Sana güvenmemi istiyorsan eğer bana karşı dürüst olmalısın... ( Arşiv )

23 Temmuz 2019 Salı

Sinema: Danimarkalı Kız - The Danish Girl - Bastırılmış Transeksüel Kişiliği Olan Bir Adamın Kendini Bulma Hikayesi... / Konusu, Özeti, Afişler

Danimarkalı Kız, The Danish Girl

Oyuncular; Eddie Redmayne, Alicia Vikander, Ben Whishaw
Yönetmen; Tom Hooper
Tür; Tarihi, Biyografi, Dram

Konusu; Film, Danimarka'da yaşayan Einar Wegener isimli Danimarka'lı bir kız ile evli olan bir erkeğin, yıllarca içinde bastırarak yaşadığı transeksüellik duygularının sonunda dışa vurmaya başlaması ile yaşanan olayları konu almaktadır.

Özeti; 1926 yılının Danimarka'sı ve Fransa'sın da geçen film de Einer Wegener ve Gerda Wegener, evli olan iki ressamdır. Einer, manzara resimleri yapmakta, Gerda ise insan portleri üzerine resimler yapmaktadır. Filmin ilk sahnelerinde mutlu bir çift olarak görünen Wegener çiftinin hayatı, Gerda'nın Einer'dan kendi tablosu için modellik yapmasını istemesi ile değişmeye başlayacaktır. Bu modellik için Einer, bir kadın ayakkabısı ve çorabı giyecek, elbiseyi ise üzerinde tutacaktır. Bunun sonucunda içindeki kadınsılık uyanacak ve bu kıyafetlere karşı aşırı ilgi duyacaktır.





O sırada ismini de şaka olsun diye Lili koyarlar ama bu O'nun içindeki kadının ismi olacaktır. İçindeki kadının farkına varan Einer, artık O'nu daha çok dışarı çıkarmak ister.

Bir gün Gerda, Einer'ın elbisesinin içinde kendi geceliğini görür ve sonrasında Gerda, Einer'a bir partiye Lili kılığında gitmesini söyler. Bu tamamen şaka amaçlı bir istekti ama Einer için aynı şeyi ifade etmeyecekti. Hemen Einer'a göre ayakkabılar, kıyafetler, peruklar alırlar ve partiye Gerda'nın yanında Einer'ın kuzeni sıfatı ile Lili isminde kadın kılığında katılır. 

Burada erkeklerin ilgisi ile karşılaşan Lili, bu durumdan çok etkilenecek ve sonrasında Henrik ile öpüşecek ve partiyi terk edeceklerdir. Bu durumu gören Gerda, Einer'ı kıskanır ve bir daha Lili'nin ortaya çıkamamasını ister, ancak artık çok geçtir. Artık Einer, yok olmaya başlamış, o bedende Lili ortaya çıkmış ve kendini tanımak, kabul ettirmek için uğraşmaya başlayacaktır. 







Gerda ile birlikte bir çok doktora giderler, kimi sapıklıkla, kimi şizofrenlikle, kimi delilikle, kimi beyindeki kimyasal bir dengesizlikle ilgili tanı koyar ama hiç biri tedavi edemeyecek, sonunda Einer, kendisinin aslında Lili olduğunu anlayacaktır.

Çünkü Einer olarak uyurken bile Lili'nin rüyalarını görmektedir. Bu sırada Henrik ile de görüşmeye başlar Lili olarak, ama Henrik bir eşcinseldir ve O, Einer'ı istemektedir, Lili'yi değil. Bu anlaşıldıktan sonra artık Henrik ile dost olacaklardır.

Gerda ise Einer'ın artık Lili olmasından dolayı yalnızlık çekmekte, sürekli Lili'den Einer'ı geri getirmesini isteyerek baskı yapmaktadır. Lili ise bunu yapamamakta ve Gerda bunun sonucunda Einer'ı yine bir doktora götürmek istemektedir ve bu doktor daha önce eşcinsellerle ilgilenmiş bir doktordur. Dr. Warnekros, Lili'ye kadın olabileceğini ama bunun için çok zor iki ameliyat geçirmesi gerektiğini anlatır. Lili bunu duyunca çok sevinir ve hemen kabul eder. İlk ameliyatta erkeklik organı alınacaktır, ikinci ameliyatta ise onun yerine yapay bir vajina yapılacaktır. Tüm bunları kabul eden Lili, ilk ameliyatı olur ama çok acı çekmiştir.







Diğer ameliyat için ise zaman vardır ve bu zaman zarfında Lili, Paris'te artık tam bir kadın gibi yaşamaya başlar, iş bulur, arkadaşları olur, istediği hayata çok yaklaşmıştır ancak son bir ameliyat daha vardır.

Bu ameliyat ise zamanın şartları söz konusu olduğu için çok daha zor bir ameliyattır. Bu ameliyatı da olan Lili, fazla kan kaybı sonucu ölecektir ve Gerda ile çocukluk arkadaşı Hans, Lili'yi çocukluğunda yaşamış olduğu ve hep manzarasını yaptığı bölgeye gömeceklerdir. Yalnız olarak mezarı bir tepededir ve bu tepeye gelen Gerda'nın Lili'ye ait bir şalı rüzgara bırakması ve bu şalın rüzgarda özgürce uçmasının görüntüleri ile de film son bulur.

Son derece duygu yüklü, insanların kendi olabilmeleri adına gösterdiği çabalara ayrı bir pencereden bakılarak örnek verilmiş, hüzünlü ve gerçek bir hikayeden alınmış konusu ile de yeterince etkileyici, Eddie Redmayne'nın muhteşem oyunculuğuna tanık olduğumuz, bir çok ödül almış film, bir biyografi filmi olmasının yanı sıra tam bir dram filmidir. Bu filme konu olan Lili Elbe'nin günlükleri 1933 yılında '' Erkekten Kadına '' isimli bir biyografi ile yayınlanmıştır.  İnsanın kendi olabilmesi adına oldukça etkili bir hikayesi olan tarihi biyografik dram filmidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder