Sana güvenmemi istiyorsan eğer bana karşı dürüst olmalısın... ( Arşiv )

4 Ağustos 2019 Pazar

Sinema: Canavarın Çağrısı - A Monster Calls - Yaşam Hakkında Etkileyici Dersler Veren Bir Canavarın Çağrısı... / Konusu, Özeti, Afişler

Canavarın Çağrısı, A Monster Calls

Oyuncular; Lewis MacDougall, Sigourney Weaver, Felicity Jones
Yönetmen; Juan Antonio Bayona
Tür; Aile, Fantastik, Dram

Konusu; Film, Conor ismindeki bir çocuğun evinin önündeki porsuk ağacının içinden çıkan dev bir canavarın O'na hikayeler anlatarak yaşam hakkında dersler vermesini konu almaktadır.

Özeti; Conor'un annesi ölmek üzere olan hasta bir kadındır, babasından ayrı ve yalnız yaşamaktadırlar. Aynı zamanda okulda da arkadaşları ile arasında sorun olan Conor, bir gün evlerinin önündeki porsuk ağacının içinden dev bir ağaç şeklinde, gözleri alev renginde bir canavarın çıktığını ve kendi odasına doğru geldiğini görür. Canavar gelince Conor'a ısrarla hikaye anlatmak istediğini söyler. Bu olayın rüya mı yoksa gerçek mi olduğunu anlayamayan Conor, sonunda hikayeleri anlatmasını kabul eder.





Canavar, üç hikaye anlatacaktır ve dördüncüsünü de Conor'un anlatmasını isteyecektir. Conor'un son zamanlarda sürekli gördüğü annesi ile ilgili bir kabus vardır ve Canavar, bu kabusun üzerinde de durarak özellikle onu anlatmasını isteyecektir.

Canavarın anlattığı ilk hikaye; Vakti zamanında bir kralın oğullarının ejderhalar, devler ve cadılar tarafından öldürülmesi üzerine, kraliçe bu duruma dayanamayıp intihar eder. Sonrasında kral, bir cadı ile evlenir ve ardından krallık sadece kralın üvey torununa kalacaktır. Bu üvey torun büyür, kısa bir zaman sonra krallığı O yönetecektir. Ancak bu sırada cadı, kralı da öldürür ve krallığı kötü cadı yönetir. Kötü cadı, krallığı yönetmeye devam etmek istemektedir ve bu yüzden prensle evlenmek ister. Ancak bunu istemeyen ve o sıralarda bir köylü kıza aşık olan prens, kızı da alıp uzaklara kaçar. 

Ardından bir porsuk ağacı altında uyudukları bir sırada prens, kötü cadının sevgilisini öldürdüğünü söyler. Bunun üzerine bu olaya sinirlenen halk, cadının sarayını basar ve cadıyı öldüreceklerken, hikayeyi anlatan canavar O'nu kurtarır. Ve prens mutlu bir şekilde tüm ülkeyi uzun yıllar boyunca yönetir. Bu hikaye insanlar tarafından bilinen yüzüdür, oysaki gerçekler gözüktüğü gibi değildir. Kral yaşlılıktan ölmüştür, cadı öldürmemiştir, aynı zamanda prensin aşık olduğu kızı da prens kendi öldürmüştür, toplumu cadının üzerine gönderebilmek için bu yalanı söylemiştir.





Bu durumu bilen canavar, cadıyı kurtarmıştır ve bu hikayeden çıkarılacak ders şudur; Gerçek bir çok şey yanlış gelebilir, krallıklar hak ettiği prenslerine kavuşur. Çiftçi kızları yok yere ölür. Ve bazen cadılar kurtarılmayı hak edebilir, hatta sıklıkla. Her zaman bir iyi yoktur, her zaman bir kötüde yoktur, çoğu ikisinin ortasındadır.

Diğer hikaye ise; 150 yıl önce gelecek gelmiştir ve bu zaman fabrikaların çoğaldığı, ağaçların yok olduğu bir zamandır. Bu köyde değişmeyi reddeden inatçı biri yaşarmış, bu kişi burada ağaçlardan ve yapraklardan ilaçlar yapan bir şifacıymış. Köyde ayrıca genç bir rahipte varmış ve bu rahip şifacının yaptığı uygulamalar ile ilgili olumsuz vaazlar vererek, şifacının işlerine engel olmaya başlamış. Ve köyde birde porsuk ağacı varmış, bu ağaç her şeyi tedavi edebilecek özelliklerdeymiş ve şifacı bu porsuk ağacını çok istemiş, ilaç yapmak için, ama rahip buna izin vermemiş. 

Ve bir gün rahibin çok sevdiği iki kızı olmuş ve bu kızlar doktorların çare bulamayacağı bir hastalığa kapılmışlardır. Rahipte sonunda şifacıya başvurmuş ve O'ndan yardım istemiştir. Şifacı bunu kabul etmemiş ve geçmişte yaptıklarını söylemiş. Rahip, isterse porsuk ağacını alabileceğini ve artık vaazlarında O'nunla ilgili iyi şeyler söyleyeceğini söylemiş ve kızlarımı kurtarırsan ne istersen yaparım, inandığım her şeyden vazgeçerim demiş. Bunun  üzerine şifacı, o zaman sana yardım edemem demiş. Ve rahibin kızları ölmüş. Ve bunun üzerine canavar ortaya çıkarak, sonrasında gidip rahibin evini parçalamış.




Bu hikayeden çıkarılacak anlam ise; Şifacı, aç gözlü ve kabaydı ama yinede insanlara yardım eden bir şifacıydı. Peki ya rahip, O neydi, inancı olmayan bir din adamı. İyileşmenin yarısı inançtır. İyileşmeye olan inanç, bekleyen geleceğe olan inanç. İnancın değerlidir, bu yüzden neye ve kime inanacağına çok dikkat etmelisin.

Sonraki hikaye ise; bir görünmez adamla ilgilidir ve bu görünmez adam artık görünmez olmaktan sıkılmıştır ve Connor, bu hikayede baş kahramandır. Okulda bu hikayeyi uygulamaya geçirir ve kendisine görünmez diye hitap eden arkadaşını hastanelik eder, artık görünür olur, bu olaydan sonra herkes Connor'ı tanıyacaktır.

Connor'un gördüğü kabus ise annesi ile ilgilidir ve annesini bir uçurumun kenarında elinden bırakarak kaybetmektedir. Sürekli bu kabusu gören Connor'ı, canavar bu rüyanın nedenini söylemesi konusunda zorlar ve Connor, yaşanan olaylardan çok üzüldüğü için annesinin artık ölmesini istediğini, bu acının bitmesini istediğini itiraf eder. Canavar, Connor'ı kendi ile yüzleştirir ve sonunda Connor'un annesi ölecek ve ölümünden sonra anlayacak ki, Connor'un annesi de Canavar ile dostluk kurmuş, geçmişten O'nu tanımaktadır, kendisi gibi hikayelerini bilmektedir. Bu yaşanan olaylar ve anlatılan hikayelerden Connor'ın derslerini alması ile film son bulur.

İçerisinde yaşamla ilgili öğüt niteliğinde bir çok anekdotun bulunduğu, çok orijinal çizgi film temalarıyla anlatılan hikayelerin olduğu ve her yaştan insanın zevkle izleyebileceği bir aile ve fantastik dram filmidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder